Benim mi suçumuz?
Çözülmemiş davalar var. Yaşların sayfalar aktığı günlükler, tamamlanmayan düşünceler, kazananı olmayan savaşlar var. Gece olmuş yine. Bende kalan düşünceler içimin titremesine neden olurken asla doğru olmadığını bildiğim geçmişimdeki eylemlerimi irdelemekteyim. En büyük yaralarıma tuz basmaktayım çünkü kabuk tutmalarına izin vermedim. Onlar kanadı, ben yara bandı ile kapattım. Yara bandı kırmızının binbir tonunu aldıkça başka yara bandları yaptım üstlerine. Bir süre devam ettirdim böyle hayatımı, her yenilediğimde büyük bir sızı kapladı içimi ama ne olursa olsun iyileşmesine izin vermedim, hep iyileşme sürecinin daha çok can yakmasından kaçtım.
Farklı farklı kişilikler oluşturdum içimde, hangisi iyi gelir diye sürekli birini seçtim. Seçimlerim öfkem gibi yersizdi, genellikle. Beni sevenlerden kaçtım, sevdiğimi fark ettiğim insanları ittim. Kimi anlamadan sızdı ruhuma kapı dışarı edemedim onları, kıyamadım. Kızdım, en çok kendime; hep en suçlu bendim. Gidemedim, kalamadım.
Gözlerimi açtım bir asfaltın ortasında oturmuşum. Yağmur'un ritmini gözlerimle hesaplıyorum. Yağmur neden yara bandını temizlemiyordu? Ben artık benliğimin kanlarını umursamadan yürümeliydim. Belki böyle olursa fark etmeden iyileşiverirdi yaralarım. Ayağa kalktım birden ama bir adım dahi atamadım. Uzaklara baktım, acılarım yolun sonundaki dağa ev yapmış bana el sallıyordu. Karanlığın bu kadar içindeyken evlerinin önündeki kırık sokak lambasından onları görmesem de olurdu.
Meğer yolun sonu sandığım yer yolun başıymış. Ben buraya kadar nasıl geldim? Unutmak için çabalamadan nasıl hafızamdan atmıştım? Bu kadar zor muydu, kaldıramadığım için o yolda yürümüşlüğüm silinip gitmiş miydi? Kafamda dayanılmaz ağrı ile yolun diğer ucuna baktım ama sisin içinde hiçbir şey gözükmüyordu. İmdat diye bağırmak istedim ama tek yapabildiğim en başından beri sesleri duymamak için kulaklarıma götürdüğüm elleri yavaş yavaş aşağı indirmem oldu. Asfaltın yanındaki ormandan aniden sesler gelmeye başladı. Seslerin bazıları şefkatle adımı seslenirken bazıları kinle beni yok etmek istediklerini söylüyorlardı. Ama acılarım, sis içindeki ve nasıl yürüdüğümü bilmediğim yollar izin vermiyordu. Kaçsam bir şekil, şefkatli seslerin yanına varsam kin dolu seslerden beni koruyabilirler miydi?
Bilinmezlik esir etti içimi
Hıçkırıklarım yetemedi
Tutunmam gerekti
Ama neye ve niye?
Böyle devam eder mi?
Yasakladım bu gece, düşünmeyi kendime.

Seninle gurur duyuyorum. Her geçen gün daha da kuvvetlenen kalemine, derin ruhunun yansımasında kendini bulmana, yürüdüğün yollarda kaybola kaybola ama kayboldukça daha güçlü adımlarla sesini duyurduğuna şahit olmak... Yanında olabilmek... Birlikte, yana yana, yan yana yanındayız Lelia...
YanıtlaSilBakıştık uzun süre, kelimler tam da bu anda bitirdi manasını
SilAşık oldum ben yine... Kelimeler anlatamaz yazdığın güzellikleri anlatmaya... Seviyorum seni 💜🥺
YanıtlaSilBen de seni seviyorum, iyi ki varsın.
SilBebeğimmm... bir çok şey söylemek istiyorum ama söylemicem. Sen anlıyorsun.💎💫
YanıtlaSilSenin suskunluğun benim çözmekten en zevk aldığım bilmece, duyguların icin teşekkür ederim.
SilAnnen # seninle ne kadar duysam az gelir oh hayata bakış açın mükemmel biz her zorlukların her karanlığın içinden beraber çıktık beraber atlattık sevgi emek ister derler ta işte ben sende o emeğimin karşılığını en güzel şekilde görüyorum hadi meleğim o aydınlık günler seni bekliyor artık etrafa ışık saçma vaktin geldi iyi ki sen lelia 💖
YanıtlaSilÇok mutluluk
Sil