Neredeyim?
Öyle çaresizlikteyim ki, burası karanlık inanır mısınız deniz bile kapkara? Yürüyorum karanlıkta nereye gittiğimi bilmeden, denizin kıyısından usul usul. Delilik yapmak istiyor insan. Mesela denizde yüzsek dayanamadığımız yere kadar, biliyorum balıklar bile uzun uzun bakar. Sonra yüzsek nefes almasak da, mutlaka çıkarız yüzeye belki diri belki ölü
ama yapmam yapamam. Sorsan çok tutan ama hep yalnızlık beni saran. Ben de sizler gibiyim herkes gibi davranan ama asla herkes olamayan, ne olduğunu hiç bulamayan.
Durmadan rüzgarların esintisinde hayal kuruyorum bundan belki de fırtınayı önceden fark etmiyorum. Fırtına hep beni yoruyor ama geçeceğini olan söylentiler beni ayakta tutuyor.
Geçer mi?
Bence geçmez hiçbir şey hiçbir zaman geçmez. Alışırsın, alışırken canını çok acıtırsın. Dünyadan olmadığını fark ettiğin an biraz da olsa hafiflediğini hissedersin. Bir şarkı açarsın sabaha kadar ağlar sonra devam edersin. Uyursun geçsin diye, uyandığında geçtiğine inanırsın ama avuçlarından dökülen, tırnaklarına bulaşan kanlar niye? Neden o dişlerini sızlatan çenendeki hafif ağrı?
Fikirlerim, zikirlerim elalemdeki herkesten ayrı. Kalıplar arıyorum kendimi anlamak için; ne güzel gizlemişler içlerini, içini gösterene de demişler bilgin. Ruhundaki karmaşası nasıl böyle dingin? Biz gibiler yanlış ipi mi çektik bizim karmaşamız neden kördüğüm? Kördüğüm'ün gitgide ağırlaştığı benim tek gördüğüm. Karmaşa hep beni oluşturdu sandım, yaşadıklarımı hafifletmek için buna inandım. Şimdi bensem bile o kördüğüm bırakıyorum denize. Bir gün çözülürse belki tekrar karşılaşırız benimliğimle.
Şimdi ben sizden olmadan ve kendim olamadan yürümeye devam ediyorum. Büyük gelen dalgaya bakıyorum uzun uzun, artık ne olacaksa olsun.
Yorumlar
Yorum Gönder