Kayboldu Meczup


Risksiz yaşamın kıyılarında geziyordum; düşmekten, hissetmekten ve kaybetmekten korkuyordum. Huzuru sessizlikte buluyordum ama huzur, benden Meczup’u götürdü. Meczup giderken büyük hayallerimi yanına almış, bana hoşça kal demeden çıkmıştı kapıdan oysa ne çok şey anlatmıştım ona. Ne olursa olsun beni düşünür sanmıştım, yanılmıştım. Yanılgılarımın içinde güvene takmıştım kafayı, güvendiğim dalları içimde tek tek sayardım. Öyle ya bak birileri var derdim ama biliyordum çoğunun ilerde olmadığını ve ben ileriye yatırım yapamayacak kadar savurgandım. Savurgan dediğimde ben hep an’ın içinde olan ve başka hiçbir şeyi düşünmeyen kişileri getirirdim aklıma ama sandığımdan çok tanımı varmış. 

Bilmediğim bir şehrin belki de bir daha hiç uğramayacağım sokağında biri bana bir mektup uzattı. Elime aldığım mektubun ön kısmında bir mühür vardı, mühür tanıdıktı, arkasını çevirdiğimde tam ortaya el yazısıyla “ Meczup’tan ”...        

O an bütün duygular birbirine karıştı özlem vardı mesela, mutlaka sevinçte vardı ama büsbütün bir öfke de kaplamıştı içimi. Bir kaldırımın kenarına çöküp mektubu açtım.



     Genelde mektuplara selamlar veya merhabalarla başlanır ama benim sana edilmemiş bir vedam var. Görüşürüz ortak…

     Seni uzun zamandır yalnız bıraktım biliyorum ama bazen tek başına savaşmalısın, çoğu günler bana kızdın belki ya da unuttun gittiğim gün, inan hiç bilmiyorum. Eskiden savaş sevmezdin şimdi ise savaşıp kazanmış ama kayıplarından dolayı durulmuş bir ülke olmuşsun. Hakimiyet duygun kaybolmuş ve sen yenilirim korkusuyla zaferlerinden olmuşsun. Bazıları politikana hayran kalmış hatta seni erdemli ilan etmiş ama en derinlerinde bir yerde sen kendini tüketmişsin. Olduğun kişi seni ilerletiyor diye düşünüyorsun ama sadece sana çizilmiş haritadaki yollardan geçebilirsin. Bir gün yeni yollara girmiş insanlarla karşılaştığında ne demek istediğimi anlayacaksın çünkü onlar bazen dikenli yollarda ilerlemiş bazen karşılarına vahşi hayvanlar çıkmış olmalarına rağmen bir yere ulaşmış olacaklar. Sen de biliyorsun ki en önemlisi onların bir ‘hikayeleri’ olmuş olacak.

   Bütün bunları biliyorum çünkü seni biliyorum. Sen benim gidişimi anlamasan da gelişimi elbet bir gün anlayacaksın. Sandığın gibi bir kere de gitmedim ben sen ayırdın beni kendinden ama ben ormanlardayım, yollarda değil eğer istersen beni bulursun çünkü kaçmıyorum.  

   Sana temiz sayfalar vaadetmiyorum. 

   Kendine dikkat et.



Mektubu ceketimin cebine koyup ilerledim ve nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm. Bir çıkmaza geldiğimde düşünmek zorunda kaldım ve şimdi görünen tek yola gitmeliydim geldiğim yöne. Arkama dönüp ilk adım attığımda duraksadım. Hayır, tek bir yol yoktu ve bildiğim yoldan ilerlemek istemiyordum.

Yorumlar

  1. kelebeğin kozasından çıkıp harikalara imza atmasını izliyorum, kanatlarında taşıdığı nice renkler var ve onlar da dünyayla buluşacak biliyorum... seninle gurur duyuyorum kelebek!

    YanıtlaSil
  2. Bir anda kendimi bir romanın en heyecanlı yerinde bulmuş gibi hissettim. Harika yazılmışş...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar